Beşinci durak Santorini adası.

Evet, en çok merak ettiğimiz, neredeyse fotoğraflarına aşık olduğumuz Santorini adasına varış 14:00 idi. Ayrılış ise 20:00.

Adaya yaklaştığımızda en önce doğanın yarattığı bu adaya hayranlık duymaya başladık. Uzaktan baktığınızda dağların üstünde kar gibi duran evleri görünce şaşırıyorsunuz, adanın tamamen tepesine kurulu olan bu evlere yaklaştıkça neden büyülü ada olduğunu anlıyorsunuz.

Adada aşağıda büyük gemilerin yanaşabileceği bir liman yok. O yüzden aynı Mikonos gibi gemi açıkta durdu ve biz tekneler ile adanın limanına çıktık. Ancak burada bizi bir sürpriz bekliyordu. farklı gemilerin de yanaşmasıyla yaklaşık 2000 insan aynı anda inince adada otobüs trafiği yaşandı. Biz tur aldığımız için yaklaşık yarım saat turumuzun otobüsünün gelip bizi almasını bekledik. Sonunda otobüsümüz geldi ve adanın tepesine doğru hareketlendik.

Adanın bir tarafı dik yamaç olmasına rağmen, diğer tarafı düzlük, plajlar ve oteller daha çok bu bölgede. Doğa ve büyüleyici manzara ise adanın dik yamaçlarında yer alıyor.

Santorini, M.Ö 1450 yılında volkanik patlama ile 3 küçük 1 büyük ada olarak dört parçaya bölünmüş.

Mısır papirüslerinde burası ATLANTIS olarak anılmış, yani hiç bir zaman bulunamayan Mutlu Ada. Burada meydana gelen volkanik patlamadan dolayı üç renk toprak görmeniz mümkün, beyaz, siyah ve kırmızı. Zaten plajların çoğu siyah kum.

Adanın başkenti FİRA. Özelliği de bu adaya özgü evlerin inşa edilmesi. Adanın en büyük sorunu SU. Hemen hemen hiç su kaynağı yok, o yüzden hep adanın dışından getiriliyor. Adadaki evlerin inşaatı o yüzden çok uzun sürüyor. Ancak eskiden bir tarım adası olan bu adada artık neredeyse tarımla uğraşan yok. Çünkü şu anda dünyanın en çok ziyaret edilen adası olarak turizmden çok büyük paralar kazanmışlar. Zenginlerin buradan değeri 600.000 Euro'yu bulan rakamlara evler aldığı söyleniyor.

Biz önce İa'ya gittik, İa ile Fira'nın arası otobüsle yaklaşık yarım saat sürüyor. Fotoğraflarda göreceğiniz gibi İa muhteşem bir yer. Bu arada otobüsümüz ara bir sokaktan, ana caddeye dönerken bir arabayı sıkıştırınca hem trafik tıkandı, hem bizim yarım saatimize mal oldu. Neyse sonra polis hemen geldi ve biz bıraktığımız yerden devam ettik, hani fotoğraflar arasında bir kaza fotoğrafı var, bu da ne derseniz, anlatmış olayım dedim:))

Gerçekten sokakları, manzarası, evleri ile rüya gibi bir yer Santorini. Rengarenk dükkanlar, muhteşem bir doğa ve şarapları çok güzel. Özel ve sadece bu adaya özgü yetişen üzüm bağlarından elde edilen şarapları oldukça güzel.

Biz denize gidemedik, zaman buna yeterli değildi ancak denizinin de çok güzel olduğu söyleniyor.

Şehir içinde boş zamanımızda yaptığımız alış veriş Santorini'nin klasına yakışan şekilde olduğunu gösteriyordu. Cafeler ve Restoranlarda öyle güzel manzaralar vardıki, oturduğunuzda canınız kalkmak istemiyor.

Sonra aşağı inme faslı geldi. Burada 3 şekilde Fira'dan limana inebilme şansınız var, ya kurulmuş teleferik sistemi ile ineceksiniz, ya katır sırtında 586 merdiven ineceksiniz veya yürüyerek ineceksiniz.

Hani imkansız şeyler dediğinizin nasıl imkanlı hale getirilebileceğinin en güzel örneği bu inişler.

Biz merdivenlerden yürümeyi tercih ettik, aynı merdivenleri katırlar da kullanıyor. Onlar ile birlikte iniyorsunuz, tam 586 basamak. Son derece keyifli ve iyi ki merdivenden inmişiz diyorsunuz. 600 700 metreden aşağı indikçe her yanınız da manzara size eşlik ediyor, diğer taraftan da katırlara oldukça dikkat etmelisiniz, birbirine bağlı oldukları için ve bağımsız indikleri için bazen kazalar yaşanabiliyor. Ancak tekrarlıyorum, giderseniz mutlaka yürüyerek veya katırla inin. Teleferik hem çok kalabalık hem hiç bir şey anlamıyorsunuz.

Her saniyesi çok keyifli geçen Santorini, herkes gibi bizi de büyüledi diyebilirim. Buraya mutlaka ayrı bir ziyaret yapmalıyızı düşünmeyen olmadı zannediyorum. Fiyatlar konusunu bilmiyorum ama bildiğim kadarıyla Atlas Jet buraya direk uçuyor ve bir çok turizm firması buraya özel tur düzenliyor.

Ancak şunu düşünmeden de edemiyor insan, bir adanın bu kadar doğası korunabilir, bu kadar turistik yapılabilir. Günde 30.000 - 40.000 kişinin ziyaret ettiği bir yer Santorini. Bir çok meşhur insanın ev aldığı bir yer.

Saat 20:00 olduğunda adadan biraz da buruk ayrıldık. Eminim herkesin içinden burada daha fazla kalmalıydık geçmiştir.

Santorini'den sonra son durağımız Pire limanı, yani Atina.