MADRİD

kocaman kuş madrid barahas havaalanına inmeden,

şehri gerdanlık gibi süsleyen ışık denizine hayran oldum..

otele giderken yolları ,

gidince de oteli çok beğendim..

valizleri atıp,şehri keşfe çıktık..

castalliani bulvarı tam 12 km,

şehri boydan boya geçen kocaman , renkli , ışıklı , ağaçlı bir yol..

hava inanılmaz temiz ,

gökyüzünde kocaman bir dolunay var..

uzun uzun yürüdük.. 

sonra metroya binip,

bu caddenin sonundaki "sol meydanını" bulduk..

burası şehrin kalbi..

ertesi sabah ,

ışıklar altında çok güzel görünen madrid'in,

güneşte de çok hoş olduğu görüldü..

öğle yemeğinde ispanyol menüsü denen,

sebze çorbası,

balık + şarap,

tatlı yendi..

öğleden sonra,

reina sanat müzesi gezildi..

picasso , dali ve miro ile burun buruna gelindi..

ve gece..

ve flemenkooooooo..

müzik de danslar da , dansçılar da çok güzeldiiiiiiiiiiiiiii..

dans eden kadınların güzelliğine ve gösterişine hayran olundu..

erkek dansçıları hiç söylemeyim.. :-)

hadi söyliim .. süperdi...

gösteride ispanyaya özel bir içki içildi..

sangri..

meyve tadında , hafif , hoş bir şarap ..

otele dönüp,

gitar melodileri kulağımda,

yüzümde kocaman bir tebessüm,

uyumuşum..

yarın toledo..

toledo madride 75 km mesafede , eski bir kent,
ispanyanın antik başkenti..
binalar,katedrali,sokakları,st.martin köprüsü çok gösterişli..

kılıçları,
elişleri,
telkari işi,
mayorka adasından gelen incileri ile ünlü..

kılıç fabrikası üniversite binası olacakmış..
o kadar önemli bir ticari sahayı,eğitime feda ediyorlar yani..

paskalya nedeniyle çok ilginç törenler izledik..
isayı-çarmaha gerilmiş kuklasını-meryemi-
tahtlara bindirip caddelerde gezdiriyorlar..
affet bizi isa törenleriymiş bunlar..

öğleden sonra madride döndük..
botanik bahçesini ve retiro parkını gezdik..
ikisi de şehrin gürültüsünden uzak , çiçek , yeşil ve huzur dolu..

ver elini prado..

prado muzesi ,

gozleriniz kamasarak gezilen ,

sonu gelmeyen bir renk dunyasi..

muze onundeki kuyruk nedeniyle , girmesi zor ,

ama birakip-cikmasi daha zor..

ispanyollar inanılmaz sakin insanlar..
siesta fikri yaşamlarına hakim olmuş..
yüksek sesle konuşan,
itişen-didişen kimseye rastlamadık..

akşam yemeğine ekmekarası kalamar yedik..
şahane bir tad..
zaten yer - gök ,

kalamar , karides , balık , deniz ürünleri dolu..
hepsi cok ucuz..

 tapas denilen ,

bi seferde en az 8-10 cesit gelen ,

bizim meze dedigimiz turde yiyecekleri de tatmadan donmeyiniz..

 

afiyet olsun..:-)