SİNGAPUR 

saat 16:00 da istanbuldan havalandık,
kolumdaki saat gece 1:30 derken , güneş doğdu..
güneşin doğduğu yere doğru uçtuk ya , tam 6 saat ileri gitmişiz..
saatler 6 saat ileri alındı demek,
o günü 6 saat eksik yaşadık demek.. alacaklıyız yani..:-)

singapur,
42 x 32 km boyutlarında bir şehir devlet..
milli gelir 22 000 USD..
hazine devamlı fazla veriyor..
gümrükten muaf..
benzin - su ve enerjiyi malezyadan alıyor..
tipik ekvator iklimi..
para çok ama evler 45-50 metrekare..
para çok ama otopark veya kapalı garajım var diyemezsen araba
alamıyorsun.. on yaşından büyük araba yok trafikte.. yasak..
nufus çinli..
resmi dil ingilizce..
insanlar sakin.. sesini yükselten , kavga eden yok..herkes birbirine
saygılı..
rüşvet nedir bilmiyorlar..
heryer inşaat ama yollarda toz veya çamur yok..
şehre giren ya da inşaat alanından çıkan kamyonların ,
arabaların tekerlekleri tazyikli suyla yıkanıyor ,
yola öyle devam ediyor..!!!

yer gök - dağ taş orkide..
yeşil .. yeşil .. yeşil ..
üst geçitlerin betondan ayakları çiçeklerle sarmalanmış..
hem de aynı renk ve desende , asker hizasında orkidelerle...

400 askerlik sembolik bir ordusu var..
komşularıyla problemi yok , ingiliz desteği de tam , ordu lazım değil yani..

30 000 çeşit orkide yetişen botanik bahçesini ,
şehrin kalbi olan orkide caddesini gezdik ,
teleferikle sentosa adasına geçtik ,
balmumu heykellerden oluşan ,
şehrin tarihini ve halkın yaşamını anlatan müzeyi gezdik..
kocaman akvaryumu , kocaman bir tünelden geçerek ,
balıklar tepemizde ,
denizaltından geçer gibi , geçtik ..

dünyanın en pahalı bilgisayar (ışık ve ses ) gösterisini izledik ..

otele döndük..
havuzbaşında piknik yaptık..
orkideler arasında kahvemizi içip , mehtaba baktık..


yarın honkong.......