BANGKOK

honkong'dan çıktık yola ,
3 saat sonra ,
"kral ve ben" filminin büyülü ülkesi siyam'dayız..
şimdiki adıyla tailand..
taylıların ülkesi demekmiş..

uçaktan görünüş tam puan aldı ,
son derece düzenli bir yapılaşma ,
dümdüz bir alan ,
havuz , kanal ve göller ,
legodan yapılmış gibi bir manzara..

tekerlekler yere değerken ,
vatandaşın biri ,
havaalanı sahasında bir gölde , balık avlıyordu ,
masal gibi .. öyle değil mi...


ülke nüfusu 60 milyon.. bangkok 10 milyon..
% 95 i budist..
ekvator iklimi 4 mevsim sıcak , yakacak derdi yok ..
yer-gök meyve dolu , yemek derdi yok..
sosyal güvenlik , emeklilik de yok..
sadece devlet memurları emekli olabiliyor..
milii gelir 2500 dolar..

herkes zayıf ,
şişman insanlar varlıklı ve mutlu sayılıyor..
onun için altın buda'lar hep şişman , göbekli , iri ve uzun ...

buda felsefesi ,
sana yapılmasını istemediğini , sen de başkasına yapma ..
bu felsefeye uygun olarak ,
kimse kimseye zarar verecek bişey yapmıyor ,
herkes sakin , ağırkanlı ..
bir lokma , bir hırka şeklinde , mutlu yaşıyorlar..

tai mutfağı dünyaca ünlü ama ben sevmedim..
karışık-kuruşuk , bol acılı - baharatlı..
benim favorim meyvelerdi doğrusu ..
mango , ananas , hindistan cevizi , roseapple , dragon fruit , vs .. vs ..
küçük küçük fıstıklar ..
tatlılar .. tuzlular ..
tabii ki hindistancevizi suyu...

komşuları ,
vietnam , kamboçya , laos ve çin ..
hepsi de görülesiymiş .. sıraya kondu yani...

gelir kaynakları ,
pirinç ,
hindistan cevizi ,
safir ve zümrüt ,
turizm...

3 çeşit çok değerli ağaç yetişiyor ,
tik ,
maun ,
abanoz...

tuk tuk denen 3 tekerlekli , etrafı açık taksilere bayıldım..

bi de klimalı , şeker pembesi renkte sahici taksilerin renklerine..

şehrin tam ortasından , chayaphoya nehri geçiyor ..
su şehre hayat vermiş ,
bütün yaşantıları bu nehirdeki kanallarda..
aynı suda yıkanıyorlar , çamaşır yıkıyorlar , diş fırçalıyorlar ,
yüzüyorlar..
kanal kıyısında tahta evlerde , eşyasız , yataksız , televizyonsuz ,
mutlu-mesut yaşıyorlar ..!!
kanal suyu pis görünüyor resimlerde , diyenler için bir not..
devamlı ölçüm yapılıyor , suda koli basili yok..
niye..??
bu suda koli basili bile yaşayamıyor...!!!

küçük kayıklarla kanal turu yaptıktan sonra ,
daha gösterişli bir tekneye bindik..
meyveler eşliğinde ,
bangkokun öteki yüzünü ,
5 yıldızlı otellerin ve gökdelenlerin gölgesindeki ,
ışıklı  bangkoku seyre daldık..

chayaphoya nehrine veda edip ,
pat pong gece çarşısının yolunu tuttuk..
 
patpong gece çarşısı ,
kemeraltıyla - bostanlı pazarını birleştir ,
300 m lik bir sokağa sıkıştır ,
ışıklı ve hareketli bir alan oluştur ,
işte öyle bir çarşı ..
bangkok'un kalbi gece burda atıyor..
tezgahlarda ,
taklit saatlar , marka çantalar , giysiler , elişleri satılıyor ..
rengarenk bir yer..

asıl rengi ,
bu hareketin iki yanındaki dükkanlarda ,
barlar var ,
barlarda ,
ortadaki yüksek bir podyumda ,
incecik ve gencecik kızlar ,
iç çamaşırlarıyla dans etmekte..
içeri giriyorsun , içki 100 baht ( 2,5 dolar..) ..
gerisi ve gecenin nasıl devam edeceği sana kalmış..
(tabii canım erkeklerden bahsediyorum..)..

tabii ki ben de meraklı bir turist olarak , içeri girip , ortamı
denetledim..:-))

doğrusu eğlenceli görünüyordu ..
300 m. lik sokakta , onlarca böyle bar var..
gerisini siz hayal edin..

sabah kahvaltısında yine sonsuz meyve dozuyla yeni güne başladık..
dünyanın en lezzetli ananası burada ve bu mevsimde olurmuş..
yedik..yedik..yedik..

yola düştük..
hindistan cevizi çiftliğini ziyaret ettik..
hindistan cevizini eskiden ağaçlardan ,
eğitimli maymunlar toplarmış ,
artık çengel ayaklı adamlar ağaca tırmanıyor..
toplandıktan sonra ,
meyve ,
1000 çeşit işe yarıyor..
suyu içiliyor ,
içindeki beyaz tabaka yeniyor ,
rendelenip , bildiğimiz toz hindistan cevizi yapılıyor ,
kabuğundan çanta ve çeşitli dekoratif eşyalar yapılıyor ,
kaynatılıp , şeker yapılıyor ,
kabuğu da yakacak olarak kullanılıyor ..

ve işte dünyanın en ilginç , en renkli yerindeyiz ..
YÜZEN ÇARŞI..
kanallarda bin tane kayık ,
bu kayıklarda , meyve , sebze , yiyecek , çanta , hediyelik eşya vs
satılıyor..
kayıklar birbirine yanaşıyor ,
yandaki kayıktan alışveriş ediyorsun..
inanılmaz bir manzara..

yüzen çarşıdan güçlükle kendimizi alıp ,
tik ağacının işlendiği ( ama oya gibi işlendiği ),
bir elişi ve satış mağzasına vardık ..
ağaçtan oyulmuş , içine bade koyulmuş ,
mobilyalar ve tablolarla karşılaştık ..
bu ne güzelliktir , bu ne sanattır diye hayrete düştük..
bir dolap beğendim.. 1500 dolar .. değer ama..
 
öğle yemeğini Rose Garden denen ,
çiçek ve yeşilin fışkırdığı ,
göllerin havuzların süslediği bir "fuar alanında" yedik..
artık söylemeye gerek var mı bilmem ,
açık büfe tropik meyve masasından ayrılmadım ben yine .:-)

rose garden ,
zengin bir adamdan iki oğluna miras kalmış kocaman bir arazi..
iki çocuk bahçeye gereği gibi bakamayınca,
devlet el koymuş..
turistik bir mekan oluşturmuş..
bahçede kocaman bir çadır kurulmuş ,
çadır dediysem ,
klimalı - koltuklu - konforlu bir gösteri merkezi..

tai müziği ,
tai halk dansları ,
tai boksu ,
tailand halkının yaşamından kesitler ,
bir düğün töreni ,
görülmesi gereken bütün geleneksel dans ve kıyafetler sergilendi..

onlarca dansçı , gösteri sonunda , ülke bayraklarıyla selam verdi..
biz de türk bayrağını görünce çok mutlu olduk doğrusu...

çadırdan çıkışta bizi rap yapan filller selamladı..
evet , filler kocaman gövdeleriyle dans ediyordu..

bir köşede boynuna kobra dolamış bir taylandlı dostumuz ,
boynundaki yılanı ,
gönüllü turistlerin boynuna doluyordu..!!

oradan hızla uzaklaştım tabii..:-)

rose garden içinde , göl kenarında , bir bahçe içinde ,
masaj ve spa mekanı keşfettim ..
daha bahçe kapısından girişte , tai müziği ile karşılanıyorsun..
sessizlik ve huzur içinde soğuk bir içki alarak ,
ayak masajı yaptırıyorsun..
ileri masaj teknikleri de , tahtadan yapılmış , iki katlı binada devam
ediyor..
ama ben evin içini göremedim..:-)


gece bir çarşı turumuz daha var..
suan lum gece çarşısı..
5000 tane 4-5 metrekare dükkanın sokaklar halinde ,
labirent gibi sıralandığı ,
bir ışık - renk ve ahenk gösterisi ..

burası patpong gibi karışık ve sıkışık değil..
çok hoş .. çok renkli..
yalnız bir eksiği var .. patpong'daki "barlar" yok burada ..:-)


otele döndük..
yarın yolculuk var..
pattaya...