bu konuda yazmayacaktım ama sevgili arkadaşlarım sağ olsunlar
beni yalnız bırakmadılar ve yazmak istedim.....
bugün cenazesi vardı sevgili çufçufun
önce cami, sonra küçükyalı mezarlığı
o kadar basit ki
tahtadan bir tabut, içinde kefene sarılı bir vücut, ağırlık, çufçuf'un içinde
olduğunu düşünemiyorsunuz
sonra çevreye bakıyorsunuz
zamanında birbirimizi üzdüğümüz o kadar çok an var ki,
iş toplantıları, senin benim işim kavgaları yaptığımız
daraldığımız, daralttığımız insanlar
özel yaşamda birlikte olduğumuz
zaman zaman küskünlükler yaşadığımız dostlar, arkadaşlar
kendinizi sorguluyorsunuz, gideceğiniz yer ve şekil aynı
etrafta olanlar da öyle
neden o zaman bu kadar sinir, stres, üzüntü, sıkıntı
sevgiyi neden daha fazla yaşamadığınızı düşünüyorsunuz
eminsiniz ki, bir çok kişide sizin gibi düşünüyor
herkes üzgün, herkes birbirine sevgiyle ve saygıyla sarılmış durumda
bunu görebilmek ve yaşayabilmek için ille bir mezarlıkta mı olmak gerekiyor diye
düşünüyorsunuz
sonra
benim göz yaşlarıma engel olamadığım tek an geliyor
80 yaşında bir baba, 43 yaşındaki oğlunun mezarı başında, kefenin ucundan
tutuyor
o babanın yerinde olmak istemiyorsunuz
eminim ona sorsalar çoktan bin kere oğlu için can verirdi
ama o oğlunu toprağa veriyor
çok acı gerçekten
anne ve babayı ve akrabaları ve arkadaşları anlıyorum ,
ama
herhalde en zorlarından birisi çocuğunu toprağa vermek
sonuçta
mezardan ayrılırken aklınızda kalan tek şey var
bugünü nasıl daha güzel ve mutlu yaşar ve yaşatırım
yarın benim sonumda bu..........
sevgiler