Geçen gün sevgili patronum Lazar beyin odasına sabah girdiğimde postalarını açıyordu, Günaydın deyip yanına yaklaştığım da elinde tuttuğu davetiyeyi bana verdi, Al dedi, Sen seversin Profiloyu .
Evet ben severim gerçekten Profiloyu, hayatımda son 6 senedir sinemaya hep oraya gittim. Eski iş yerim oraya çok yakındı, uzun bir süre öğlen ve akşam yemeklerini orada yedim, bowling oyandım.
Neyse, davetiyeye baktım POLİS filminin galasına davet.
Teşekkür ederek aldım davetiyeyi ve bu akşam Pınar ile birlikte gittik.
İnanılmaz sıcak ve müthiş bir kalabalık vardı, kokteyl denilen kokteyl kalabalıktan bir eziyete dönmüştü, zaten plastik bardaklarda içilen şarabın da tadı yoktu. Neyse film inşallah güzeldir dedik.
Filmin başrol oyuncusu Haluk Bilginer. Eh o olunca güveniyorsunuz, güzeldir diyorsunuz. Beklemeye değer diyorsunuz.
Yaklaşık 1 saatlik kokteylden sonra sinemalara doluştuk ve film başladı.
Emin olun, işkence....
Bu filmi seyredip ben çok beğendim diyen birisi olacağına inanmıyorum. O kadar basit ve bir o kadarda saçma kareler, kopuk kopuk sahneler. Yani çıktığımızda Haluk Bilginer böyle bir filmde nasıl oynadı, neden oynamak istedi gerçekten anlayamadık.
Ne konu ilginç, ne çekimler, ne bir kurgu var, ne bir devamlılık. Axess kızının tatlılığı dahi kurtaramıyor filmi.
Sadece biz değil, daha sonra lavaboya doluşan kalabalıktan anladığımız da aynıydı. Film gerçekten çok başarısız. Yazık dedim, harcanan emeğe, paraya ve zamana.
Bunlar tabi benim görüşüm ama dedim ya hani bazı filmler vardır, sen beğenmeyebilirsin ama bazıları beğenir. İnanın ben bu filmde birisinin beğeneceğini düşündüğüm sahne bulamadım.
Eğer Polis bizim bu filmde seyrettiğimiz gibi bir polisse vay halimize, baş komiserin yanında koruma gibi yürüyen ve tek kelime etmeyen bir sürü genç polisin ne iş yaptığını bir türlü anlayamadık.
Neyse, ben detaya girmeyeyim, film belki meraktan başta biraz seyirci toplar ama şuna inanın bu filmi seyreden hiç kimse bir başkasına tavsiye etmez.
Benden söylemesi.......
Sevgiler,
14.02.2007 00:14