Haluk canım benim,.. Kendisini çemberde hiç bilmezken, kitabımı çıkaracağım yazmış bende kapağını tasarlarım diye yazdım, hiç cevap yazmamıştı bende sinir olmuştum, ne ukala adam bu uf Şennur bazen varya dedim kendi kendime aman dedim bu adam benim arkadaşım falan olmaz bir daha diye düşündüm.. Sonrasında, kimi zaman en sevdiklerim listesine giren uzun soluklu dostluklarım böyle başlıyor....)))

Gel zaman git zaman Haluk benim çok zor atlattığım bir dönemin mimarı oldu,haberi yok tabii,.. ta ki geçen sene kendisi ile paylaşana kadar..Beni tekrar hayata bağladı.. Hiç bilmeden..Babamı ve can dostumu kaybettim üst üste ve hayatım alt üst olmuştu..Ve yaptığı güzel organizasyonlarla gülmeye yeniden başladım, sayende koca bir travmayı atlattım..ben seni başımın üstünde tutmayayımda ne yapayım.)))) Haluk şu yaşıma kadar hayata karşı duruşunu gerçekten takdir ettiğim birkaç kişiden biri benim için... Hep öyle kal..Çok uzaklarda da olsam aklıma her geldiğinde gülümseyeceğim güzel insan...

2005 çember net ile başladı serüven, 2006 idi sanırım seninle tanıştım,..Pek çok güzel insan, günler geçirdim.. Klavyenden dökülen cümlelerine eşlik ettik.. Haddimizi aştık, yorumlar yaptık sana, seviyoruz bizim canımızsın ya yazarız diye düşündük.)))) Doruk'u inatla okumadım, satışa çıkacağı günü bekliyorum, gururla alıp imzalatıp keyifle bir güzel okuyacağım...Klavyene sağlık diyeyim yine.)

Şimdi ŞENNUR MU??? İnsanın kendini anlatması zor doğum günümde yazmıştın kaç gündür erteliyorum nasıl yazarım ben, beni.)))) Baba Marmara (Balıkkesir), Anne Karadeniz(Samsun)'li, ailemin iş için İzmit de bulunduğu dönemde dünyaya gelen bendeniz ailede tek Samsunda doğmayan kardeş ünvanına sahibim...

  Annem ev  hanımı ve terzi, babam formendi.. 4 kız kardeşiz, Eczacı, Reklamcı, Takı tasarımcısı, Bankacı .. Ailemize 2 damat ve ikiz yeğenlerim katıldı.. Şimdi 9 kişilik kocaman bir yüreğiz..Babamında bizi izlediğini düşünüyorum..Ailece Asya, Avrupave Afrika kıtalarında dönem dönem yaşamlarımızı sürdürdük, pek bir arada yaşayamadık..

İzmitte 2,5 sene, Samsun da 15 sene, İstanbulda 19 yıl geçirdim..Bundan sonra nerede olurum inanın ben de bilmiyorum, zaman..Orta öğretimimi Samsunda tamamladım.. İstanbul Y.T.Ü de üniversite...

İlk işim 11-12 yaşlarında annemin tabiri ile hep gülüp hala annemle uğraştığım elin kırılsın yavrum dediği dikiş çalışmalarımdır.İyiki öğrenmişim pek çok şeyi sonra annemsiz ve babamsız geçecek onca yılı nereden bilebilirdim..Çok haklıymış.. Hala bir şey öğrettiğinde anne elim kırılacak değilmi diye uğraşırım...)

Çarşı mağazalarında yılbaşı üzeri paketler yaptım büyük bir zevkle bir şeyler yaratmayı çok seviyorum.. Anketörlük te yaptım ara ara..Sonra reklam dünyası; daha 19 yaşındayım 6 ay olmuş patronumun karşısına geçtim ben sizinle ortak olmak istiyorum dedim, o kadar tatlı güldüki bana.. “Bak çocuk dedi, zor ve meşakkatli bir yol korkarsın daha yolun başındasın..” Onada sonra çok hak verdim,.. Her zaman da danışırım çok da severim kendisini...

1992 yılından itibaren reklam dünyasına  eski basın merkezinde kendimi çok şanslı bulduğum son dönemlerinde Cağaloğlu'nda başladım..Yardımcı olarak başladım, grafik tasarımcı ve en son Sanat Yönetmenliğine kadar yükseldim.

Nasıl anlatılır ki şimdi uzun uzun yıllar tasarladım pek çok bilindik markayı, yaptım, yerleştirdim, güldüm, ağladım, kavga ettim, öğrendim, yetiştirdim, öğrettim, mutlu oldum..Yönetildim, yönettim..yaptım, yapamadım, araştırdım, buldum, bulamadım, çıldırdım.. Sevdim ben bu reklamcılığı sabahlara kadar çalıştım, uykusuz kaldım günlerce..36 saat uykusuz günlerimden birinde meşhur Cif adamlardan nefret ettim, gidin hayatımdan uyumak istiyoruuuum.;) Yurt içi, yurtdışı pek çok projeye imza attım.. Mesela bir pazar keyfi yaparken yaptigim işin televizyonda görmek beni mutlu etti, kendimle gurur duyayım ben ben yaptım diye parende atasım geldi, baktım koltuk battaniye daha cazip geldi, kahveme devam ettim .)

Son 5 yıldır kendi reklam ajansımda çalışmalarımı sürdürüyorum..

www.limonadv.com

  Bir şirketin bünyesinde ki tüm reklam aktivitelerine imza atar. Kendimi tanımlarsam tam bir empresyonist (izlenimci) ve hümanist olduğumu söylerim.. Reklam ve sanat için gerekli olduğuna inanıyorum.. Kelimeleri, ansiklopedileri, yazmayı, resim yapmayı, doğayı, fotoğraf çekmeyi, organizasyonları, sergileri , fuarları, okumayı, müziği, birde Şennurun gözünden dünyayı irdelemeyi seviyorum. Bunu yansıtmayı ve anlatmayıda.. Kimi zaman susup hayatı dinlemeyide ...

İnsanları statü gözetmeksizin severim olduğu gibi ama sevmediysem çok netim buradaki şarkım ‘yollarımız burada ayrılıyor, iki yabancıyız,’ oluyor...)) Sevgiyle..