BÜYÜ DE GEL:)))
Sevgili Haluk'un "Geriye Dönüşler" ile ilgili yazını
okudumda...Yıllar önce,nereden duyduğum veya okuduğum bir söz geldi
aklıma.."Kangren Olan Parmağı Kesmek Lazım" ..!
Evet zamanla..yaşadıkça..bende " Denenmişi Deneme" dİyorum:))
Giden gittiği yerde mutlu olsaydı...dönermiydi..?
diye..sormadan da edemem, kendi kendime yıllardır..!
Hele birde dönmeye çalıştıklarında..! Diğer
yaşadıklarını...işte bana şunu dedi...bunu yaptı...beni çok üzdü..! Ben de
senin kıymetini anladım dediklerinde...boyunlarına atılacağımızı
zannetmeleri yokmu:)) Aslında,güleyim mı..ağlıyayım mı..kızayım mı.? diyede
allak bullak olurum yani..!
Tamam,iki taraf artık anlaşamadıklarını düşünebilirler...ya
da fazla aşk'tan meydana gelebilen, çok ince
düşünmeler,alınganlıklar,kırılganlıklar yüzünden...belki de aceleye getirip
ayrılma kararı alabilirler. Bir süre,dinlendikten,yaşadıklarını dışarıdan
daha iyi gözden geçirebildikten sonra,tekrar bir araya gelmek
isteyebilirler..!
Böyle bir oluşum beni çok sevindirir.Sanki ilişki,daha bir
oturmuş,dinginleşmiştir bana göre..!
Fakat bu gidişler,başka bir şahıs için olmuşsa...Ya
da,özgürlük istemek adına yapılıp..o özgürlükler doludizgin yaşanıp...geri
dönülmeye çalışılırsa..!Böyle bir hareket,beni bir kere daha yaralamaktan
öteye gidemez..!
Ve karşımdaki şahsa..Sertap Erener'in bir şarkısını söylerim
sadece,kendisine:)))
"Büyü de gel çocuk,büyü de gel" :)))
Çok yakınımın yaşadığı bir olayı aktarmak istiyorum.Daha
önceki yazılarımı okuyanlar bilirler,"evli erkek" mevzuu'na bakışımı.
Bu arkadaşım,yaşıtı birisi ile tanışıyor,yaşları dolayısı
ile,evli,boşanmış,dul veya müzmin bekar olabilecek yaşlardalar ikisi de.
Bu sebepten dolayı,beyefendi nin,"boşandım" demesine de
inanıyor arkadaşımız." Bana yalan söylemeye ne mecburiyeti var insanların"
diyede bir mantığı olduğu için:))) Hiç üstünde durmuyor önceleri..!
Yalan'cının mum'unun kısa sürede söndüğünden olsa gerek..!
Arkadaşım ve bizler beyimizin evli olduğunu anlıyoruz.
Bir inkar,bir inkar:))Sinirden gülüyorum:)) Ve kendisine,"
Bak,ya doğruyu söyle,ya da ıspat ederiz" diyoruz. "Edin" diyor bize...veeee
beyimizin evli olduğunu,hiç kaçarı olmayacak bir şekilde ıspat ediyoruz:))
Bu seferde,ne kadar mutsuz olduğunu...ayrılmak üzere olduğunu
söylüyor.
Eh diyoruz...bir insan..ayrılmak isteyebilir...kendisine yeni
bir hayat kurmak ta isteyebilir,bir şans verelim de bekliyelim bakalım...diyoruz.
Bu gerçekten çok kararlı...gerçekten boşanmak üzereyken.
Birgün bizim arkadaşa sıkıca sarılıp,boşanma kararı hakkında
" Senden aldım bu gücü" demiyormu:)))
Bizim kız,resmen buz kesiyor...bizler şaşkınlık içinde...bu
yaştaki bir insanın,bu dediğine,ağzımız bir karış açık kalıyor..!
Ne yani şimdi.! Bu adam,bizim kıza raslamasaydı..onunla yeni
bir hayat kurmayı planlamasaydı...boşanmıyacakmıydı..!
Ayrıca kıza yüklediğine bakın Allah aşk'ına.! Bu beyefendi...yarın,öbürgün..."ben
senin için karımı boşadım"bile diyebilir insana..! Buyrun cenaze namazına..!
Yani...neden gittiğini...neden dönmek istediğini...neden
dönmek istemediğini...neden ayrıldığını...neden ayrılacağını...neden
ayrılamadığını...ne istediğini...ne istemediğini,vs..bilmiyorsa bir
insan."Hele,hele bu kararları tek başına veremiyorsa..!
Ve gerçekten,elle tutulur,aklı başında bir izahati yoksa ki.(
"şu anda aklım ve duygularım karışık,karar vermekte acele etmiyeyim"
diyebilmek bile akıllıca bir davranıştır ve çok insancadır) bence.
Ona,şaşkınlıkla..!Yine..!
"Büyü de gel çocuk,büyü de gel" şarkısını söylerim:))
Sevgilerimle....Serap Serdaroğlu....01.02.06