BİR BÜYÜKLERE MASAL'LAR DA BENDEN:))
 
Bir kız varmış..!
Yoğun giden ailevi sorunlarla büyümüş..!
 
 Kendine bir dünya yaratmış,o dönemlerde polyanna'yıda okumuş ve bu anlayış acaip hoşuna gitmiş:))Her kırılışında,her yıkılışında "ben öyle bir aile kurucam,öyle çocuklar yetiştiricem ki,dünya şaşıracak" diye hep kendisini oyalamış..! Ne bilsin:))
 
Hep birtek teyzesi olmuş,her zaman,her koşulda onunla olan..! Buna hep, şükretmiş..!
 
Neyse evlenmeye karar vermiş.Tabiki,annede,babada  görevlerini tam yapıp,çok güzel törenlerle bunu evlendirmişler.Elalem ne der sonra:))
 
Heyhaaat,yaşlar küçük,hemen bir çocuk,acemilik,uyumsuzluk..!
 
Böylece, o yıllara kadar kızı ayakta tutan,evlilik hayalleri de suya düşmüş..!
 
Neyse ki,kız kendi hayatına sahip çıkmış,her şeye boyun eymiş.Polyanna'nın neredeyse kendisi olmuş.Evladını kocasının yakınlarına teslim etmiş..!Hayat da böylece geçmiiiş,gitmiş...!
 
Ama var yaa,o evlat acısı hiç dinmemiş.Hep yine anneannesinin söylediği "kızım üzülme,sıçan çıktığı deliği bilir" safsatasıyla kendisini oyalamış..!
 
Evladına hep yardımcı olmuş.Ona hiç bir şey belli etmemiş.Etmemeye çalışmış diyemiyeceğim.Resmen etmemiş..!
 
Evladı büyümüş,gel zaman git zaman,araları çok iyi olsa bile..! Evladı bunu inkar etse bile,kendi iç hesaplaşması ile kadının canına okumuş..!Tam anlamıyla kadını canından bezdirmiş:)))
 
Kadın bu arada,toplum sorunlarıyla,iş sorunlarıyla,maddi manevi tüm sorunlarıyla da uğraşmış.Aslanlar gibi bir başına:))
 
Gitmiş,psikologlarla,psikiatristlerle görüşmüş.Psikiatrist önce onu inanamıyan gözlerle dinlemiş.Daha sonra şahısları,tanıyınca bir tek şey sormuş kıza,tam olarak yazıyorum"peki sen,nasıl yırttın" (aileyi kastediyor):))
 
"Uzak kalarak,komşuculuk oynayarak" demiş,kadın.Psikologlar,sözbirliği etmişçesine,"senin hiç bir şeyin yok,bu psikiatri ilaçlarıyla seni zehirliyorlar,bunları yaşayan her insan,zaman zaman dengesini kaybetmiş zannedebilir kendisini"
demişler hep..!
 
Zaman,zaman "delirsemde kurtulsam" dediği için,Prof buna " boşuna uğraşma,sen delirmeyeceksin,ama bu yaraları kaşıdıkça da,dengeni yitiriyormuş zannedeceksin,sen yine Polyanna"cılık oynamaya devam et" demiş.
 
Dedim yaa,o evlat acısı yokmu,evlat acısı,hiç taşıyamıyormuş artık kadın..!
 
Yani Allah korusun evladı ölmüş olsa,belki daha az acı çekermiş..!
 
Ama evladı onu neredeyse günde iki posta öldürüyormuş..!Niye beni bıraktın diye..!
 
Aslında bırakmadığını,sadece çalışmak zorunda olduğu için,bakıcı kadınların elinde büyümesin diye,böyle bir yol seçtiğini,bir türlü anlatamamış kadın evladına..!
 
Şimdi,aslında kadın çok hayata bağlı,insanları,çiçek,böcek,deniz,güneş,ay,atıyorum ne varsa herşeyi çok seviyor hala..!
 
Yine dedim yaa,bu evlat acısını,hiç bir yere sığdıramıyor,hiç bir kulp takamıyor..!
 
Bir gün hayat sevgisi ile evlat acısını kefeye koyduğunda,duyduğu acının,çook ama çoook ağır geldiğini ve artık bunu taşıyamadığını farketmiş..!
 
Bilerek ve isteyerek,kahvesini sigarasını,içerek, bu hayattan gitmeyi planlamış..!
 
Yok kardeş,herhalde göreceği çok şey var galiba iyi-kötü:))
 
Kadını,direkten döndürmüşler..!
 
Şu anda,tanıdığı herkes,arıyor ve buna kızıyor."Bizleri bu kadar üzmeye hakkın varmı" diye..!
 
Ve kadın tek birşey söylüyor onlara " Ben yaptığımdan değil,kurtarıldığım için utanıyorum"..!
 
Hastahaneden imza verip çıkmış.Doktor niye acele ediyorsun,hayati tehliken var dediğinde de.." Madem kurtardınız,madem hayat devam ediyor,benim yapacak işlerim,Pazartesi günü randevularım var.Evimi özledim gidiyorum " demiş.Ve doktor ona söyliyecek söz bulamamış..!
 
Şimdi kadın düşünüyor,gitmekmi zor,kalmakmı zor:))Hele ki böyle rezil olmakmı zor:))
 
Şimdi kadın düşünüyor,her zaman yaptığı gibi,çözemediği dertlerle yaşamakmı zor:))
 
Evlat acısı ile yaşamaya çalışmalımı..!
Acaba evlat ne zaman büyürde (aslında kocaman oldu ama) artık kendisiyle didişmekten vazgeçer..!
Acaba geçermi..!
Kadın yine herzaman olduğu gibi,kendini insanlara,işine vs.yemi adasında,kendini düşünmesin..!
 
Bakıcaz bakalım gelecek günler ne gösterecek..! Bakıcaz bakalım," Tamam mı,devam mı"..!