EVRİM GEÇİRMEK:)))
Bu günlerde evrim geçiriyorum:))) Hayatımda ilk defa artık
kendim için yaşamayı öğrenmeye karar verdim.Ve yavaş yavaşta başarmaya
başladım:)))
Şimdiye kadar özellikle yakınlarımın beni niye
üzebildiklerini,benim bu konuda yaptığım hataları şöyle bir derinlemesine
düşündüm.
Birincisi,kızım ve yeğenlerimle hep arkadaş olmuşum.Ve
yıllarca da bunun böyle olması gerektiğini savunmuşum.Tabiiki bazı
faydalarınıda gördüğümü inkar edemem.
Mesela,kızımla arkadaş olarak; onu büyüme çağında daha rahat
kontrol etmek imkanım olmuş.
Benden birşey saklama ihtiyacı hissetmediği içinde,ona yalnış
ve doğruyu çok rahat söyliyebilmişim.
Allahı var o da büyüklerin fikirlerini,tartmış ve
genelliklede uygulamış.Başını gereksiz belalara sokmamış ve bizi bu
konularda hiç üzmemiş.
Bu yönden evladımı hep taktir etmişimdir.
Yeğenlerimlede öyle olmuş hep.Ayrıca genç nesille haşır neşir
olurken,bende onlardan çok şey almışım.Beynimi güncel tutma şansını
yakalamışım.
Yeğenlerimden biriyle tam 17 yıl aynı evde yaşarken,ondan çok
şey almışım.
Hiç unutmam birgün kendisine..."Sana çok teşekkür ederim
oğlum,benim ufkumu açtın"
dediğimde,o da bana " Teyzeciğim sende benim ufkumu açtın"
demişti.Onun yeni hayat görüşü,benim tecrübelerimle çok iyi bir sentez
yakalamıştık.
Fakat,kız yeğenlerimle ve kızımla,arkadaş gibi olurken,bana
olan saygılarını sağlıyamamışım.
Yani bana çan çan çene yetiştirmeyi,çemkirmeyi,yüzüme telefon
kapatılmasını onlarla yaşadım.Bu beni zaman içerisinde çok üzmüş ve
yıpratmış.
Özellikle kız evladımın bu davranışları beni dahada
yıpratmış. Tamam anne-baba ayrı yetişti.Ben hep yanında oldum.Belki bir iç
hesaplaşması vardır diye hep idare etmeye çalıştım.O kırılmasın diye hep
sustum.
Yabancı birilerine insan çok rahat "hop nooluyo,laflarına
dikkat et" diyebiliyor.
Fakat işin içinde evlat olunca,basireti bağlanıyor sanki. Bu
dönemde geçicek ümidiyle susuyor ve sabrediyor.
Yeğenler içinde öyle,teyze anne yarısı derler.Hadi diyorsun
kendikendine,sus diyorsun,icabında alttan alıyorsun. Sen büyüksün kızım,kedi
kuyruğuyla oynar gibi laf sokuşturma diyorsun..!
Ama birgün görüyorsunki ,bunun sonu gelmiyor,arkadaş olayım
derken,sana saygılarının gelişmediğini,gerçekten arkadaşlarıyla nasıl,al
takke,ver küllah davranıyorlarsa,sanada öyle davranıyorlar.
Bir yerlerde okuduğuma göre " Çocukların arkadaşa ihtiyaçları
yoktur,anne-baba'ya ihtiyaçları vardır" sözü geliyor aklıma.Tamam anne
olarak görevlerimide yerine getirdim.Bütün anne sorumluluklarımı eksiksiz
yaptım. Şu arkadaşlık mevzusunu sanırım fazla abartmışım.Genel yapım olan
sırdaş'lığımı onlar vazifem gibi görmüş.
İş ve arkadaşlık ilişkilerimde "Kimse beni sevmek zorunda
değil fakat saymak zorundadır" felsefesini uygulamışım.Başarılıda olmuşum.
Evladıma ve yeğenlerime böyle sert ve kesin prensipler
uygulayamamışım.Evet beni çok seviyorlar,bundan çok eminim,ama
saymıyorlar..!
Şimdi artık onlara da uyguluyorum.Hops
dedik..diyebiliyorum:)))Aman tanrım ne büyük rahatlıkmış:)))
İşe kızımla başladım.Kendisi 29 yaşına bastı.İş güç sahibi.
Ona artık ben sadece manevi olarak varım,kendim için yaşıyacağım,yine Allah
korusun "Böbreğimi veririm,ama benden 10 lira istesen vermiyeceğim,buna
artık mecburda değilim" dedim.
Kız yeğenimle,yüzüme telefonu kapatıp,sonrada" çok
stresliydim özür dilerim"diye mesaj çektiğinde cevap bile
vermedim,maillerine cevap yazmadım,telefonlarını açmadım. Çok ısrar
edince,tatilinin tadını bozmamak adına,"bana çemkirmenizden,yüzüme
telefonları kapatmanızdan artık bıktım,şu anda beni düşünme,annenin tadını
çıkar,gelince görüşürüz " diye mail yazdım sadece.
Kendisi çok uğraştı,çok çok özür diledi.Onu sevmeye devam
edeceğimi,ama artık arkadaş olamıyacağımızı anlattım.Kabul etti.İsterse
etmesin.Artık ben kendim için varım:)))
Ah babam ah,sen neler öğretmişsin..!
Arkadaşım geçen gün sitesinde " Ağlamayan çocuğa meme yok
demekki" gibilerde birşey yazmıştıda. Yine seni hatırlamıştım.
Sen bize hiç istetmedin ki..!
Neye ihtiyacımız varsa kendin görür ve yapardın. Çok ekstra
bişey lazım olsa,bizler senden istemeyi ayıp sayardıkta,annemize
söylerdik.Sen bu isteğimizi ikiletmezdin.
Bizler senden öğrendik,bir sevdiğimizin derdini o söylemeden
görmeyi ve bazende ona hissettirmeden yardımcı olmayı..!
Yok öyle değilmiş,öyle yapınca insanlar,sen istedin
yaptın,ben istemedimki diye düşünüp herhalde..?
Senin onlara ihtiyacın varsa...O bana yaptı bende ona yapayım
demiyorlarmış..!
Şimdi birisi bana dertleşirken,dilimin ucuna geliyor,"ben bu
işini hallederim" demek.
Ama büyük bir zevkle susuyor ve bekliyorum artık..!
Bekliyorum ki kendisi istesin,kanırtsınki kıymetini bilsin..!
Onların her bana ihtiyaçları olduğunda yanlarında olmak
vazifem değilmiş,öğrensinler ve beni mecbur tutamasınlar,hatta yapamadım
diye bana hırlamasınlar,beni kıramasınlar artık..!
Dedim ya evrim geçiriyorum:))) 51 yaşından sonra,kendimi
düşünmeyi,kendim için yaşamayı öğreniyorum:)))
Görseniz gülersiniz. Diyet listeleri,kalori cetvelleri,tırnak
bar'lar,detox merkezleri,güzellik ve sağlık merkezleri, saç
bakımları,moda,spor,haftasonu gezileri,siteleriyle doldu bilgisayarım:)))
Selam olsun Charles Darwin'e:))))) Ben onun teorisini
değiştirdim:)))))
serap...09.03.06